1-Kalbim bir türbe ki gelen ağlar giden ağlar...
Dizlerine kapansam kana kana ağlasam...
Diyorlar kül olmaz ateş yanmadan...
Ç.A yazisından
2-Toplumun hassasiyeti, liderlerin saygınlığı, inançların kutsallığı, ulusun yüceliği tamam da; hani bazen kıvrak bir paradoksla, tersten bir raket vurmayı da özlüyor insan gönlü; tıpkı Anatole France'ın, kiliselerdeki Meryem Ana resimleri için yaptığı saptama gibi:
- Onlar genellikle sokak fahişelerinin portreleridir. Ressamlar, hangisiyle yatıp kalkmışsa, Meryem Ana diye onun resmini yapmıştır kiliseye...
3-Tristan Bernard: Aşklar, diyor; mantarlar gibidir. Zehirli olup olmadığını, iş işten geçtikten sonra anlarsın...
* * *
4-18. yüzyılın akıllı kadınlarından Madam Necker:
- Aşk, demiş; bir türlü sonu gelmeyen bir savaştır. Hiç kuşkusuz aşkla ilgili sözcüklerin, askeri deyimlere benzemesi de bundan... "Aşkımın önüne kimse geçemez", "Aşkıma yenildim", "Kalbimi tutsak aldı", "Beni yüreğimden vurdu", "Bir bakışta onu fethettim", "Hayatımı hançerledi", "Benliğimi parçaladı" vs...
Madam Necker'in, aşkı bitmeyen bir savaşa benzetmesine, en uygun düşecek sözü ise, Namık Kemal'in ağzından tekrarlayabiliriz:
- Galip sayılır bu yolda mağlup...
* * *
La Rochefoucauld, her zamanki gibi, yine çok bilge yaklaşıyor aşk mıknatısına:
- Gerçek aşk, diyor; cin, peri, hayalet gibi bir şeydir. Herkes ondan söz eder ama, aslında kendisini gören kişi çok azdır.
* * *
Bir de, serüvenlerin kadını George Sand'ın, şu benzetişine bakın:
- Sevilmeden sevmek, insanın sigarasını sönük bir sigaradan yakmaya çalışmasına benzer...
Kusura bakmazsanız, bendeniz de bir şeyler ekleyeyim bu benzetmeye:
- Ah keşke öyle olsaydı. Alt tarafı bir kibrit alır, yakardın sigaranı. Sevilmeden sevmek, sönmüş sigaradan sigara yakmaya değil; olsa olsa gazı bitmiş çakmakla, ısınmak için uğraşmaya benzer. Arada bir çakan bir kıvılcımla, titreye titreye sümüğünü çeker durursun.
* * *
Aynı konuda bir başka ünlü söz:
- Bazı aşklar yalçın dağlar gibidir. Doruklarında dinlenecek yer yoktur. Tepesine ulaştığın an, hemen inmeye başlamak gerekir.
* * *
Yaramazın teki olan Etienne Rey de, kendince dalga geçiyor aşkla:
- Bir kez âşık olunur sözü doğrudur, diyor. Doğrudur, çünkü kimsede bir daha başlama isteği kalmaz...
* * *
Prens de Ligne tam ters kanıda:
- Aşkta en tatlı dönem, daima başlangıçtır. Onun için sık sık, bir kez daha başlamaktan kendini alamayanlara hiç şaşmıyorum.
* * *
Doktor Besançon'dan da neredeyse sibernetik bir öneri:
- Sevişmek için yüzünüze özen gösterin; yüzünüze özen göstermek istiyorsanız da, sevişin...
* * *
5-Vatanla armut arasında hiçbir fark yoktur. İkisini de rahat rahat soyarsın. Buna karşı çıkanları, adalet adına hapishaneye koyarsın
Ç.A